İTALYAN EDEBİYATI’NIN DOĞUŞU

İtalyan Edebiyatı XIII. yüzyılda doğar. İtalyan halk diliyle yazılmış ilk edebi belgelere bu yüzyılın başlarında rastlanır. Halk tarafından konuşulan ve volgari adı verilen yöresel diller birkaç yüzyıldan beri İtalya topraklarında konuşulmaktaydı. Roma İmparatorluğu’nun boyunduruğu altındaki diğer Avrupa ülkelerinde de aynı durum söz konusuydu. İmparatorluk ulaştığı her noktada kendi dilini de yaymıştı, böylece imparatorluk devam ettiği sürece dil birliği de devam etti, tüm eyaletlerde Latince konuşuldu. Ancak yabancı kavimlerin akını sonucu Roma’nın merkezi otoritesinin yavaşlamasıyla beraber imparatorluğun idari ve politik yapısı da çöküşe geçti ve çeşitli eyaletlerde yöresel söyleyişler kuvvet kazandı. Böylece Neo-Latin ya da Roman Dilleri adı verilen yeni diller oluştu. Konuşulan Latince’den yüzyıllar süren bir gelişme sonucu ortaya çıkan ve aralarında büyük benzerlik bulunan Roman Dilleri İtalyanca, Fransızca, İspanyolca, Portekizce, Rumence gibi dillerdir.

İtalyan halk diliyle yazılmış ilk belge Carta capuana’dır. Capua yargıcı önünde bir arazinin mülkiyeti konusunda dört tanık tarafından edilmiş yeminin tutanağı olan bu belge edebiyat tarihi açısından önemlidir.

İtalyan Edebiyatı başlangıç döneminde Ortaçağ Latin Edebiyatı ve Fransa ile Provans Bölgesi’nde çıkan şiir ve kültür hareketleri etkili olmuştur. XI. yüzyıldan itibaren Fransa’da cömertliği, erdemi yücelten bir edebiyat gelişmişti. Bu edebiyat bir dizi kompozisyondan oluşuyordu. Oil dili, yani Fransızca ile biri Fransa’yı, diğeri Bretanya’yı konu alan iki kompozisyon dizisi, yani ciclo oluştu: Ciclo carolingio ve ciclo bretone.
Ciclo carolingio imana, imparatora, Fransa’ya bağlılık üzerine kuruluydu. Carlo Magno ve sarayındaki şövalyelerin Hristiyanlığın yayılması uğruna yaptıklarını ele alıyordu. Fransızca’da chansons de geste adı verilen bu şiirlerin yaratıcısı bilinmemekle beraber en önemlisi ‘Chanson de Roland’ adlı şiir idi. Bu şiir Ortaçağ Edebiyatı’nın başyapıtlarından biridir. Carolingio dizisi İtalya’da halk arasında yayıldı, Ortaçağ’dan sonra da etkileri devam etti. Aşk ve serüven üzerine olan ciclo bretone ise konusunu artık tarihten değil Bretanya menkibelerinden alıyordu. Kral Artù ve yuvarlak bir masa etrafında yemek yedikleri için Yuvarlak Masa (Tavola Rotonda) şövalyeleri diye bilinen şövalyelerin kahramanlıkları övülüp yüceltiliyordu.

Fransa’nın güneyindeki Provans bölgesinde XII. yüzyılda oc dili, yani Provans dili ile lirik bir aşk şiiri gelişti. Bu şiir kadını yüce bir yaratık olarak görüyordu. Aşık erkek sevdiği kadının hizmetkarıydı Aşk gerçek bir tutku olmaktan çok kibar bir hizmet görünümü taşıyordu. Provans şiiri diğer bazı ulusların sanat şiirinin doğuşunda önemli rol oynadı. İtalyan Edebiyatı’nda Sicilya Okulu, Dolce Stil Nuovo ve Dante’ye kadar etkileri oldu. Hem Kuzey Fransa, hem Provans edebiyatı İtalya’da hızla yayıldı. Bunda giullari denilen halk ozanlarının üke ülke dolaşıp repertuvarlarındaki yapıtları gittikleri yerlerde okumalarının da etkisi oldu. Kısacası Ortaçağ Kültürü’nü, oil ve oc dilleri edebiyatını iyi tanıyan kişi ve yazarlar tarafından başlatılan İtalyan Edebiyatı daha başlangıçta olgun bir edebiyat görünümü kazandı.

Kaynak: Süheyla Öncel, İtalyan Edebiyatı Tarihi

 

 


Yorum Ekleyin